3 Ocak 2011 Pazartesi

Nihayet

Çok çizgiler çekilir, ötesine geçilir. Hayat yeniden başlamasa da bişeylere yeniden başlanmak istenir. Sıfırdan derler, yeni sayfa derler, geçmişe mazi derler derler. Geçmişin büyüttüğünü unuturlar, sıfırdan başlayamazlar. Sıradaki günler ard arda dizilmiş geçmiş olmayı beklerken, biz onları kendimize göre sınıflandırır, aylara haftalara sıkıştırır yaşarız. Sonunda hep aynı yere döner dururuz. Envai çeşit takvimin kavgası olur. Yılbaşı kutlanır İsa doğduğunda. Musa'nın firavunundan hallice islam çılgınları da der ki "o çam ağacı g.tünüze girsin"... Yeni yılın gelişini kutlamak günah olur, iyi dilekler dilemek, toplanmak, görüşmek, biraz dağıtmak için sebep yaratmak ise ayıp. Hicri yılbaşınızı kutlarım der biri gülerek ve örterek zihnini. Takvimler karışır. Hayat karışıklığında karışan zihnimi ve kalemimi toparlamak için ise bir fırsat verir bana bu zamansal kaos. En sonunda ulaşırım nihayetime. Nihai takvimimdir benim bu zaman. Gözlerimi açtığım. Kokunu hissettiğim. Öksürüğünle parçalandığım. Soğuğunla ısındığım. Gülüşünle yandığım. Seninle başladığım. Son takvim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder